tesadufler

Cuma, Ocak 19, 2007

Kapanmış bir yaranın yanlış tedavisi,şimdiden fark edilmiş, şehrin orta yerine kurulan kumpanyalar gibi yabancıl,bir o kadar da hevesli,nereden geldim, tam da buraya, o uzun sokaklara ve sancıya..kaybolabilir miyim yeniden,bulunabilir miyim, sıradışı bir isim koyulabilir mi şu ana? Kimi zaman sorgusuz kapanır kapılar, kabulleniştir ,başkalarına kalan..Bense gördüm tam da bugün gidiyorken kendimi,hiç kestirme olmayan bir yoldan,kilit vuruyorlar üstelik, rüyalarımdan arta kalan bir çocukluğa..Yolculuk ve kinaye, annemle aramda kalan tekdüze duvar..hiç bir ışık vurmuyor iki yanına da...bilmiyorum nereye saklanacağımı.

Ellerimiz...Ellerimizi örtüyor,şimdi çok uzak bir pencerenin önünde yarım kalmış öpüşler..Olağanca gücümle yazdım ismini,kalbimin bir renk gibi upuzun yankılandığı duvara.Biraz solgun,biraz rutubet kokan,o akışkan odalarımız.Odalarımızın ortasında yeşil koltuklar,karga tulumba eskitiyor onu oturup kalktıkça anılar.Anılarımız,o bizi ,çok kalabalık caddelerimizi, merak uyandıran kapalı kapılarımızı ,bir masalın bilmem ki kaçıncı sayfasını ,bir başkasına dokunarak anlatan kabartmalarımız.Bir noktadan sonra kendine döner köşelerimiz, bizi nicedir arayan çocuğumuzu özler dururuz,yeşil koltuklarda günlerce açılmayan kadife perdelerin izi.
Boşaltılmış tüm nesneler gibi yalnızlığım yanıltıyor beni,benim o geceleri uyuşan ellerimi,örtüyor hiç kimsenin caddeleri...
Ellerimiz...iç içe geçmiş kadife perdelerimiz,aralıyor onu sessizliği yırtarak,ürkek sevinçlerimiz,biri bekliyor köşede,köşelerimizde telaş,dokunmaya açılıyor kapılarımız,dokunuşlarımızda unutulmuş renkleri eski odaların..Elbiselerimizi bir sokak lambasına asmış gece,gecelerimiz sandıklara sığmayan gelinliklerimiz.